Tüm Dünya’da yılbaşının simgesi haline gelmiş olan Noel
Baba'nın hayat hikayesini paylaşmak istedim bugün.
Noel Baba olarak bildiğimiz kişinin gerçek adı, Aziz Nicholaos'tır.
Bir zaman sonra Noel Baba’nın babası ölmüştür. Noel Baba’nın
babasının ölümünden sonra, Noel Baba’ya önemli bir miras kalmıştır. Bu miras,
Noel Baba tarafından yoksullar arasında paylaştırılmaya başlanmıştır. Aynı
dönemde, Patara’nın çok önemli zenginlerinden bir tanesi de, tüm var olan
servetini kaybetmiş; ve fakirleşmiştir; bu fakirlik öyle bir hal almış ki,
adam, kızlarının çeyizini dahi yapamaz duruma gelmiştir. Fakir adam öyle bir
hal almıştır ki, çaresizlikten, kızlarını satmayı düşünmeye başlamıştır. Durum Noel Baba tarafından fark edilir. Noel Baba bu aileye
yardım etmek ister; fakat kendisini belli edip, ailenin gururunu kırmayı da
istemez. Gece yarısı, bu ailenin evine girmeye başlar. Bu sırada herkes
uyumaktadır. Büyük kızın penceresi açık iken, Noel Baba, bu kızın penceresinden
içeriye bir kase altın atar. Bu altın, büyük kızın çeyizini almaya yetecek
kadar değerlidir. Sabah uyanıp da altınları bulan kız çok sevinir. Ancak adamın iki kızı daha vardır. Noel Baba bu kızların da çeyiz paralarını karşılamak ister. Fakat bu kızların pencereleri açık değildir bu yüzden Noel Baba bu kızlar için vereceği parayı bacadan içeriye atar.
Noel Baba hakkında bilgiler burada başlar. Yılbaşı
hediyelerinin öyküsü de buradan gelmektedir. Noel Baba kimdir deyip de Noel
Baba ikonalarına bakarsanız, üç adet altın topunun olduğunu görürsünüz.
Aziz Nicholaos, Kudüs’e giderek hacı olur. Hacdan dönüşünde
içerisinde bulunduğu gemi ise, şiddetli bir fırtınaya yakalanır; ve batmak
üzeredir. Aziz Nicholaos dua etmeye başlar; ve geminin batmaktan kurtulmasını
sağlar. Fakat bir kişi yine de denize düşmüş; ve boğularak ölmüştür. Aziz
Nicholaos bu kişiyi tekrar gemiye alır; ve duaları ile diriltir. Bu nedenle,
Noel Baba kimdir sorusunun yanıtı için Noel Baba hakkında bilgilere
baktığımızda, Noel Baba’nın denizcilerin de dostu olarak tabir edildiğini
görebilirsiniz.
Bir zaman sonra, Patara’dan Myra’ya göç eden Aziz Nicholaos,
burada, ölen Başpiskoposun yerine geçecek olan kişinin kim olacağına dair
anlaşmanın sağlanamadığını görmüştür. Bir karar alınır, kiliseye sabah en erken
gelecek olan kişinin Başpiskopos olması kararlaştırılır. Kiliseye en erken
giden kişi Aziz Nicholaos; yani Noel Baba’dır. Başpiskopos seçilir. Ve Noel
Baba, Başpiskoposluğu sırasında, yine bir takım mucizeler gerçekleştirir;
örneğin, üç tane generali ölümden kurtarır…
Noel Baba öyküleri; ve yılbaşı hediyeleri ile ilgili bir
diğer hikaye de şu şekildedir: Myra’da kıtlığın hüküm sürdüğü bir senedir.
Myra’da bulunan Andriake Limanı’na bir filo uğrar. Bu filo İskenderiye’den
Byzantion’a mısır taşımaktadır. Noel Baba, her bir gemiden, Myra’ya biraz mısır
bırakmalarını ister. Gemiciler bu isteği istemeyerek yerine getirirler. Fakat
filo, Byzantion’a ulaştığında, gemiciler, Myra’da bıraktıkları mısırların
yerinde durduğunu görür; ve şaşırırlar…
Noel Baba hakkında bilgi almaya devam ederken, Noel
Baba’nın, 343 yılında, 65 yaşındayken öldüğü görülmektedir. Bunun üzerine
Myra’lılar, Noel Baba’yı sonsuz uykusunda rahat ettirmek için bir kilise
yaptırmış; ve kilisenin içerisinde bir lahitte, Noel Baba’yı sonsuz uykusuna
uğurlamışlardır.
Ancak Noel Baba, sonsuz uykusunda huzur bulamamış, ve 20
Nisan 1087 tarihinde, Haçlı Seferleri sırasında, Bari’den gelen bir grup
tarafından kemikleri çalınarak Bari’ye götürülüp, Bazilika’ya gömülmüştür. Noel
Baba’nın kemiklerinin bir kısmı ise halen Antalya’da, Antalya Müzesi’nde
saklanmaktadır
Gelelim günümüzdeki Noel Baba imajının hikayesine. Noel Baba’nın gündelik hayata girişi ilk kez, 1863 yılında ABD’de olmuştu. Thomas Nast adlı bir grafikçi, yoksullara, ihtiyaç sahiplerine yardım eden bir Hıristiyan azizinden esinlenerek beyaz sakallı tonton bir dede resmi çizmiş ve bu resim Harper’s Weekly adlı bir derginin 3 Ocak 1863 tarihli kapağında yayımlanmıştı.
Nast’ın siyah-beyaz Noel Baba figürünü, renklendirmeyi akıl
eden kişi 1924 yılında, kapitalist tüketimin sembol içeceği Coca-Cola için
reklâmlar tasarlayan İsveçli grafikçi Haddon Sundlom oldu. Bu buluş sayesinde,
o tarihe kadar esas olarak sıcak mevsimlerde içilen Coca-Cola’nın kış aylarında
da tüketilmeye başladığını tahmin etmek zor olmasa gerek. Ayrıca, figürün
yaratılış hikâyesini bilmeyen biri için, Santa Claus gibi aziz bir kişinin
renklerini taşıyan bir içeceğin, iddia edildiği gibi kötü bir içeriğe sahip
olamayacağı bilgisinin bilinçaltına yerleştirilmesi de kolay olmuştu.
Sundlom’un kırmızı-beyaz elbiseli Noel Baba’sını güleç
yüzüyle sekiz atlı bir rengeyiğinin çektiği kızağa bindirmek ve bu kızakla
çocuklara hediyeler dağıtmasını sağlamak (böylece Coca-Cola’yı çocukların
dünyasına iyice sokmak) ise, bir başka reklâm yazarının işiydi. 1939’da, Denver
Gillen’in çizgileri ve Robert May’in şiirinden oluşan ve içinde “kızakla
dolaşan neşeli Noel Baba” figürü taşıyan broşür o yıl tam 2,4 milyon basılıp
dağıtılmıştı. 1947 yılına kadar bu broşürden kaç adet basıldığını artık siz
tahmin edin. Sonuç olarak, Noel Baba’nın popülerleşmesi ile kapitalist tüketim
kalıplarının yerleştirilmesi ve yaygınlaştırılması arasında sıkı bir ilişki
vardı.





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder